İZQ

İZQ KÖRFEZ NİŞİ

2020

 

Mert Velipaşaoğlu – Didem Yavuz Velipaşaoğlu

 

 

 

İZQ İnovasyon Merkezi için kabuk ve yeniden işlevlendirme çalışması sırasında mevcut binanın karakteristik özellikleri yeniden düşünülmüş, geçmiş bellek ve beklentinin uzlaşmasını önerilmiştir.

Tasarım Kordon cephesinin sert sürekliliğine karşı bu sürekliliğin bir nişle farklılaşmasını amaçlar. Böylelikle bina  bu niş ile denizle ilişkisini güçlendirirken denize bakış yönlerini arttırır. Bu niş kente de bir körfez monitörü, kentsel bir yüzey olarak geri döner. Projeksiyonlarla bu niş dijiital bir cephe haline gelir. Tasarım temel olarak cephede mevcut lineer karakteristiği korurken manzarayı ve ufuk çizgisini maksimize etmeyi amaçlar. Bunu yaparken mevcut cephenin yüzey alanı arttırılmıştır. Denize bakan ve mevcut durumda arka cephe olarak geçen Atatürk Caddesine nazır Kordon cephesi ana cephe olarak kabul edilmiştir,  körfez manzarasının katlardaki mevcut kot farkından yararlanarak arka ofislerden de algılanması sağlanmıştır.

İzmir Ticaret Odası Hizmet Binası olarak mimarı Mustafa Kavadarlı tarafından 1987 yılında inşa edilen yapı karakteristik cephede güneş kırıcılara, lomboza ve bunlara ek olarak binanın ortasında yedi kat boyunca uzanan bir merdiven holü içermektedir.

 

Tasarım iki temel görüşü içerir: şimdi ve modern miras. Şimdi ve modern miras ise geçmiş ve günümüzdeki farklılıkları vurgulamaya amaçlar. Tasarım, tarihsel sürekliliği “kolektif bellek” yaklaşımında arayacaktır. Araçları kolektif belleğe ilişkin formlardır. Bunlar cephede lomboz, cephede lineer kurgu ve binanın ortasında yedi kat boyunca uzanan bir merdiven holüdür. Kentsel hafızaya en ait olan lomboz cephede tutulurken merdiven holü bir seyir sarmalı olarak yeniden yorumlanmış, zemin altı kottaki dijital deneyim alanı kentsel artifakt olarak dokuz kata yayılmayı hedeflemiştir.

Tasarımda zemin altı kot, giriş katı ve dokuzuncu katlar kamusal etkinlik alanı olarak tasarlanmıştır ve ofisler bunların arasında yeralır. Bina, giriş katında yeme içme mekanları ile kullanıcıyı selamlar. Dijital deneyim merkezi sürprizli bir biçimde zemin altı kot açılır ve giriş kotundan aşağıdaki delikte kullanıcıları davet eder. VR deneyim merkezi bu boşluğu gerçek dünyadan donanımlarla koparırken dijital mekan geçidi projeksiyon yüzeyleri ile kullanıcıyı reel olarak gerçekten koparır. Tasarım,  dijital performansların seyir sarmalı ile dokuz kat boyunca izlenebilmesini esas alır. Burada dijital deneyim, sanatçının belirlediği kadar, mekanın da kendini belirlediğidir.

 

Seyir sarmalı, bütün katların etkileşimini sağlayan bir strüktürdür. Seyir sarmalı sayesinde etkileşim yalnızca ofisle etkileşim değil, kentle etkileşim alanını oluşturur. Ofis mekanları sarmal ve cephe arasında tek mekan olarak kurgulanmıştır. Farklı yoğunluklardaki tefriş çözümleri her zaman deniz bakışına izin verecek doğrultuda yerleştirilmiştir. Ofis alanlarını tanımlayan sınırlar sarmal ile ön cephede katmanlaşırken güneş kırıcı çizgisi, peyzaj çizgisi ve tamamen açılan cephe olarak tanımlanmıştır. Yan yüzeyler ise ofisin tüm kapalı hacim ihtiyaçlarına cevap verecek olan kitaplık, projeksiyon perdeleri ve yazılabilir kayar yüzeyler olarak tasarlanmıştır. Deniz cephesi ve kapalı yarı yüzeylerdeki lineer ve statik çizgiye karşı güneş kırıcı perdeler ve paneller ihtiyaca göre sürekli değişken ve dinamik bir yüzey oluşturur.

 

İçindeki ve dışındaki niş ile tasarım biricik hale gelir. Çünkü içindeki ışık, körfez cephesinde maksimize edilen manzara ve ufuk çizgisi tektir. Tasarım akışkan ve kıvrımlı formlar içerir. Strüktür ve ona bağlı cepheden, ikisi de birlikte çalışan kabuğa dönüşür. İç ve dışın birinden kopup birbiri içinde evrildiği yeni binada, kabuk hem geçmişin hem de yeninin kendisi olacaktır.

 

Mevcut statik projede perdeler arası kolonsuz bölüme sarmal deliği uygulanır. Bu bölgedeki döşeme kırılarak sarmal mevcut perde duvarlarda çıkma olarak çalışır. Cephe kirişinin konumu değiştirilerek Kordon cephesindeki niş uygulanır. Eşzamanlı olarak yıkım işlemleri yine eşzamanlı imalatla devam edecektir.