İTÜ

İTÜ TERAS KAMPUS

2019

 

Mert Velipaşaoğlu – Didem Yavuz Velipaşaoğlu

 

 

 

Eğitim kurumları, akademisyenler ve halk arasında etkileşim ortamı yaratmanın yanı sıra, topluma akademik onay, yenilikler ve yeni sanatsal eğilimlerin aktarılmasını sağlar. Akademi,  görünmez bir şekilde, kurumsallaşma, epistemolojinin inşası ve nesiller boyunca dolaşan toplumların kültürel yapısını yaratan yapılı bilginin yayılması sürecinde büyük rol oynamaktadır. Eleştirel bir pedagoji, eğitim kurumlarının insan kimliğini ve güç ilişkilerini şekillendirmedeki rolünü yeniden kavramlaştırmaya yönelik bir yaklaşımdır. Bilginin kökenleri ve toplumların siyasal vizyonunun inşasına hizmet eden dinamikleri konusundaki farkındalık, eleştirel pedagojinin temel bir ifadesidir. Kincheloe’ye göre okullar, eğitimci ile öğrenci arasındaki ilişki, demokratik toplumların temelini oluşturur.[1] Eğitimin merkezinde, eğitim süreci öğrenci ve eğitmen arasındaki ilişkiye bağlıdır; ancak, toplumlar ve demokratik toplumlar için yaşam kalitesini sağlama uğruna, eğitim kurumunun halkla ilişkileri esastır. Daha geniş bir insani hizmet kümesinin ve toplum gelişmelerinin bir parçası olarak halkın geri kalanıyla çakıştığında diyalektik otorite fikrinin sınırları nelerdir? Karşılıklı bilgi üretimi nasıl sağlanabilir? Proje bu noktada iki çekirdek önerisiyle araziyle buluşur: akademik çekirdek ve kent çekirdeği. Akademik çekirdek Karakol binasının hemen ardında yatayda amfileri, sınıfları, öğretim ve araştırma görevlileri odalarıyla kendine yer bulurken kentsel çekirdek Süleyman Seba Caddesi üzerindeki girişle düşeyde kütüphanesi, konferans salonu ile tüm kentliye çeşitli etkinlikler ve organizasyonlarla açılır. Yatay ve düşey dünya bahçeler kotunda birleşir ve sosyal etkileşim bu teras kampus içinde gerçekleşir. Böylelikle teraslar farklı kotlardan yakınlaşıp uzaklaşarak kullanıcıya Karakol binasını farklı sekanslarda deneyimletir.

 

Proje toplumla okullaşma arasındaki ilişkinin yeniden kavramsallaştırılmasıdır. Üniversite, kütüphane arşiv, konferans salonları ile, akademik personel, öğrenciler, uzmanlar ve vatandaşlar da dahil olmak üzere, sadece kamusal alanlarıyla değil, aynı zamanda etkinliklerle, organizasyonlarla  geniş nüfus gruplarına ulaşmayı hedefler. Bilginin üretilmesi ve paylaşılması toplumların her iki tarafının diyaloglarına dayanır ve temel bir kaygı, toplumun bütün dinamikleri arasında fikir birliği ile sosyal düzenin korunması adına entegrasyon sağlayacak farklı sosyal grupların etkileşiminin oluşturulmasıdır. Etkileşim atmosferi yaratmanın yanı sıra, eğitim kurumlarının kamusal alanını olay merkezli bir şekilde kullanmak, yalnızca akademik onay, yenilikler ve yeni sanatsal eğilimler iletmekle kalmaz, aynı zamanda halkın her tarafında da bilgi yaratılmasını sağlar. Akademi,  fikir birliği, müzakere ve mutabakat platformlarını güçlendirir ve çokkültürlülüğü kucaklayan fikir birliği ile uyum sağlar.

Teras kampus fikriyle proje Maçka vadisine de eko yapan bir yapay topografya yaratmayı teklif eder. Öyle ki, teraslanma Maçka Vadisi ile birlikte bir avlu oluşturur ve bu avlu vadi bitimiyle ve Karakol binası ile kapanır. Tüm birimler Maçka vadisi manzarasına sahiptir. Avlular, şu an Karakol binasıyla diğer akademik birimlerin ilişkisini koparan ve iki birimler arası iletişimde sorun yaratan Karakol binasının arka cephesindeki istinad duvarının ötelenmesiyle başlar. Birimler arası hemzemin bir ilişki her noktadan geçirgen olması hedeflenen kampuste yaya sirkülasyonu için rahatlık sağlar. Maçka Vadisi ile birlikte kenti kampus olarak kullanan öğrenciler için diğer ana eğitim yapıları ve Maçka cephesini ana öğrenci girişi olarak alırlar. Bina Maçka vadisi ile bütünleşerek kent içinde bir kampüs hayatı öngörür.

 

Amfiler, derslikler, öğretim ve araştırma görevlileri odaları ile bahçeler vadi bitimindeki İTÜ Makina Fakültesi ile Mimarlık Fakültesi ile görsel iletişim kurarken, kule üzerindeki kütüphane ve konferans salonu bir kültür vadisi olan Maçka Vadisi’ne katılır. Yapı, yalnızca derse girip çıkılan bina değil, sosyal etkileşimere olanak veren medrese avlu ve revak hacimlerini örnek alır. Halihazırda kampus kent içine yayılmış binalardan oluştuğundan, medrese avlusu kentsel bir ölçek kazanır ve İTÜ Maçka’nın eski binaları arasına sızan bir merkez olarak açılmayı ve kentsel bir toplanma alanı yaratarak  Maçka vadisini karşılamayı amaçlar. Tüm birimler vadiyi kucaklar.

 

Yeni bina önerisi, amfileri, sınıfları, toplantı odalarını, öğretim ve araştırma görevlileri odalarını kapsarken bu işlevlerden amfiler ve laboratuvarlar Karakol binasına da sıçrar, böylelikle eski binanın da deneyimlenmesi gerçekleşmiş olur.

 

[1] Kincheloe,  J., L., 2005, “Introduction”, Critical Pedagogy Premier, Peter Lang, New York, s:1-43.