Kaynak: icta16.hacettepe.edu.tr

Nisan 2019

Konferans

16. ULUSLARARASI TÜRK SANATLARI KONGRESİ

3-5 Ekim 2019

Hereke’nin Çizim Atölyesi: Sanatsal Bir Yaşam Alanı (1842-1914)

Dr. Didem Yavuz

Kuruluş yıllarından itibaren Hereke İmparatorluk Fabrikası (Hereke Fabrika-i Hümâyûn) bir sanayi tesisi olmanın yanı sıra sanatsal atölye çalışmaları için uygun bir ortam olduğunu kanıtlamıştır; bununla birlikte, imparatorluk yönetiminden asla özerkliğe ulaşamamıştır. Sanatçılar, atölyelerini tanımlayacak nitelikleri seçerken geçmişi yeniden canlandırmaya çalıştı. Bu sunum, özellikle çağdaş dönemlerin ışığında farklı dönemlerde üretilen halı tasarımlarına bakarak, geçmişin hangi evresinin yeniden canlandırıldığını keşfedecektir. Geçmiş biçimlerin rekabeti, Osmanlı İmparatorluğu’nun emperyal bir kimlik yaratma çabalarının merkezi bir bileşeniydi.

Hereke faal bir fabrikaydı ve emperyal mülkiyeti ile ticari kâr motivasyonlarından kısmen korunmasına rağmen, tasarımları zamanla ürünlerinin satıldığı iç ve dış pazarlara hitap etmek için değişime uğruyordu. Fabrika tesisindeki tasarımlar, stiller ve eğilimler üzerindeki diğer önemli etkiler şunlardı: Osmanlı İmparatorluğu boyunca değişen sosyal koşullar ve fabrika işçileri ile fabrikanın çizim ofisi kütüphanesinde yeralan çeşitli Batı ve Doğu tasarım ilhamları. Fabrika ürünlerinin değişen estetiği iki faktöre dayanıyordu: sanatsal araştırmalar ve işçilerin çok kültürlü profili. Bu sunumda, Didem Yavuz, fabrikanın sanatsal araştırmalarını ve iş gücünü ve bunların sanatsal üretim üzerindeki etkilerini arşiv malzemelerinden üzerinden inceleyecektir.

Bu çalışma esas olarak Hereke İmparatorluk Fabrikası ürünlerinin değişen üsluplarını Hereke Fabrikası Çizim Ofisi Kütüphanesi’de yeralan çeşitli illustrasyonların yorumlanması içinden inceler. Bir sanatçı yaşam alanı olarak Hereke İmparatorluk Fabrikası, çeşitli perdelik kumaşlar, döşemelik kumaşlar, kilimler ve halılar üretti. Avrupa stillerinden Doğu stillerine kadar üsluplardaki bu değişiklik zaman içinde meydana geldi. Kullanılan çeşitli stiller arasında Barok, Rokoko, Neoklasik ve Batı Anadolu vardı. Bu çalışma şuna ışık tutar: imparatorluk ajansı, zamanla eşsiz bir Osmanlı kimliğini yansıtabilecek, kendine özgü bir üslup yaratmaya çalıştı; kısmen, kendi altın çağına baktı ve bu dönemin sanatsal ve mimari üretim yöntemlerine odaklandı. Perdeler ve halılar tasarlarken, Hereke Imparatorluk Fabrikasısanatçıları, ondokuzuncu yüzyıl yayınlarının botanik ve ornitolojik çizimlerinden bilimsel araştırmaları izlediler. Dokuma ve düğüm atma, basit mobilyalardan evrimleşen “anıtsal” boyutlarda büyük halı ve kumaşların üretimi ile zaman içinde anlamlarını değiştirdi ve mimarlığın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Dahası, eserler bir kutsallık duygusuyla yüklü hale geldi.


Kaynak: icta16.hacettepe.edu.tr